Tuesday, July 29, 2008

BİR YASTIKTA KOCAYIN İNŞALLAH !!??

Bu söz her söylendiğinde hep ‘acaba yeni nesil niye böyle söylendiğini biliyor mu?’ diye merak ederdim. Derken bir açıklama gerekliliğini en son kendi tebriklerimi kabul ederken fark ettim. Bir arkadaş ‘bir yastıkta kocayın. Öyle derlerdi değil mi? Ne demekse?’ deyince geçmişe bir yolculuk yapma gereği ortaya çıktı.

Onun durumunda olanlar ve coktandir simdiki yastiklarda uyumaya alismis olanlar icin bir hatirlatma yapayim. Efendim (yaşlanıyorum galiba) bazilariniz belki hatirlar eskiden uzun uzun yastiklar vardi. Tek kisi icin tek kisilik cift kisi icin cift kisilik boyutlarda olurdu. Hani kenarlarına sarma veya kaneviçe işlenmiş, açıkta kalan kenar kısımları renk renk saten başlıklarla kapatılmış, bonbon şekeri gibi yüklüklerde üst üste sıralanmış, gelin kızın çeyizinin vazgeçilmnez ve sayıya göre zenginlik göstergesi olan, kimi pamuk, kimi yün, hatta bazı fakir yerlerde ot doldurulmus yastıklar... Dini nikah yapılırken gelinin ceyizinde getirdiği yorgan, yatak, hali sayısına eklenen değerli yastıklar... Kız tarafının sayısı ile övündüğü yastıklar... Hatırladınız mı?

İşte bu yastıklarda karı koca bir yastığı paylaşarak uyuduğu için atalarımız ‘bir yastıkta kocayın’, yani ‘küsüp darılıp da ayrı yastıklarda uyumayın, hep sevgi ve mutluluk içinde aynı yastıkta yaşlanın’ anlamında bu sözü söylemişlerdir. Artık TV vasıtası ile hepimizin beynine kazınmış bir görüntüdür; eşine kızan taraf yastığını kapıp odadan çıkar. Tabii bu şimdiki yastıklarla yapılabilen bir harekettir. İşin komik tarafı bu gün kullandığımız tip yastıkların adı, başlangıçta ‘küstüm yastığı’ idi. Tarzını çok iyi açıklayan bir isim değil mi?

Ben açıkcası bu yeni yestıkları ciftleri birbirinden uzaklaştıran unsurlar olarak görüyorum. En basitinden paylaştıkları alanlardan birini kaybetmiş durumdalar. Aynı yastığı paylaşmanın da bir samimiyeti, yakınlaştırıcı etkisi vardı. Belki de bu nedenle Fransızlar hala bu romantik yastık stilini kullanıyorlar.

Her şeyde olduğu gibi medeniyet, eşleri bile yatakta bireyselleştirmeyi başardı. Herkesin ayrı, kişisel bir yastığı var.

Evet artık ‘küstüm yastıkları’nda uyuyoruz ama hala evlenen kişilere ‘bir yastıkta kocayın’ diye dilekte bulunuyoruz, bir yastıkta kocayamayacak olmalarına rağmen. Önemli bir çelişki ama niyet hala aynı. Yoksa artık ‘bir yatakta kocayın’ mı desek, yataklar ayrılana kadar? J

2 comments:

Kitubi said...

Vallahi Gökhan da ben de yastıksız uyuyoruz, yatıya misafirliğe gidince de hemen yastıkları aldırtıyoruz ki kılıflar boş yere kirlenmesin. İki yastıksız yatanın birbirini bulması bile yeterli aslında değil mi?

Bu arada sözünü ettiğin yastıklar o kadar yüksek ki, onlarda boyunları tutulmadan nasıl yatarlarmış anlayamıyorum.

Umran Altunkaya said...

:-) Evet yastiklar yuksekti, nedense ama bir reflu hastasi olarak ben onlari cok arar oldum.
Size gelince demek ki zaten ayni yastigi (yani olmayan yastigi) paylasiyorsunuz siz, ne guzel.