Sunday, October 08, 2006

LOLİPOP LADY

Okul civarindaki yaya gecitlerinde ogrenciler icin lolipop sekere benzeyen “dur” yazili levhalar tasidiklari icin Lolipop Lady (bayan) veya Lolipop Man (adam)dir adlari.

Uzun zaman suren bir arayistan sonra bulmuslardi onu. Her sabah yegenimi okula gotururken selamlasir, hal hatir sorardik. Simsicacik bir gulusu ve telasli bir anac hali vardi. Sarisin, mavi gozlu, guzel bir orta yasli kadindi. Ise ilk basladigi gunlerde yolun karsisina kendi kendime gecince kizmisti hafif yollu “ben niye buradayim” diye. Ondan sonra hep trafigi durdurma gorevini yapmasina izin vermistim. Buyuk bir hevesle segirtiyordu yolun ortasinda. 6 metrelik yolu gecene kadarki muhabbetimiz iyi gunler dileklerimizle son buluyordu her sabah. Adini bilmiyordum ve hic sormamistim. Adi belliydi iste; “lollipop lady”!!

Kendini arabalari durdurmak icin telasla yola atisi cok dikkatli olmayan benim bile yuregimi agzima getiriyor, birden bire durabilen suruculere mutesekkir oluyordum. Kararli bir sekilde levha yetmiyormus gibi ellini “dur” diye uzatiyor ve korkusuzca bekliyordu, “durmazsan cesedimi cignersin” dercesine. Kendini cocuklari en kisa surede karsiya gecirmeye adamisti. Yillarin surucusu ve yayasi olarak her soforun dikkatli olamayacagini ve reflekslerin her zaman o kadar kisa surede calismayacagini ogrenmistim. Bana yesil yansa bile etrafimi kontrol etmeden hareket etmemeyi de ogretmisti bana kazalar.

Bir sabah kardesim “abla biliyor musun lollipop leydi kaza gecirmis. Ana yolu kapamislar. Her taraf polis kayniyordu, okula zor gidebildim” dedi. Icimden bir seyler koptu; “olmus mu?” diye sordum, korkuyla. “Galiba” dedi Nuran. Bir motsiklet carpmis. Surucu de soka girdigi icin hastaneye kaldirilmis.

Sonraki dakikalar, saatler ve gunler de hic aklimdan gitmedi yuzu. Olmus olabilecegine inanmak istemedim. Neden adini sormadim, neden daha fazla konusmadim diye kendime kizdim. Kendisi ile ilgili baska hic bir sey bilmedigim bu insanin olmus olma ihtimali beni cok sarsti. Bu kadar sarsilmis olmak da cok sasirtti

2 gun sonra yegenimi okula gotururken yolun ortasindaki trafik isiklarinin diregine yaslanmis onlarca cicek demetini gorunce yuregim bir kez daha burkuldu. Evet olmustu!! Bir kac gun once karsimda sapasaglam, mutlu mesut kosturan kadin bir kac dakika icinde gitmisti. Ailesini, yakinlarini dusundum. Ben bile aslinda tanimadigim biri icin bu kadar uzulmusken kimbilir onlar ne haldeydi.

Yasam ne garipti; nesne bir vardi, bir yoktu!! Hazirlik vesaire olmadan bir anda kopup gidiyordu insan, bir veda bile edemeden. “Hey durun bir dakika; falanca kisiye borcum, filanca kisiden alacagim ve falan yerlerde takip ettigim islerim var. Onlari bir kenara not alin!!!” bile diyemeden gidiyordu insan. Ne valiz hazirlamak vardi, ne rezervasyon yaptirmak!!

Ertesi gun adini ogrendim; Sarah’di. Cocuklara mektup dagitmislardi cenaze toreni icin. Kimsenin adini bilmedigi sadece sabahlari ve okul cikisinda gorup selamlastigi kisi olunce mertebe atlamis ve onemli bir kisi haline gelmisti. Tabii bunda olum seklinin de buyuk etkisi vardi; gorev basinda, sevdigi yavrucaklari okula gecirmeye calisirken kaybetmisti hayatini ve belki de onun sayesinde kucuk canlar kurtulmustu.

Ne gariptir, cenazesine gitmem gerektigini dusundum ciddi ciddi. Sanki ona vefa borcu olan veya son yolculugunda onu yalniz birakmamasi gereken bir dostuymusum gibi hisettim. Yaslandikca daha mi hassas oluyorum ne!!!?

Tam Lolipop Lady’i unutmusken, gecenlerde yegenim “teyze insanlari bicaklarsan onlar aci hissetmezler, degil mi?” dedi. “Hissetmezler olur mu oglum!” dedim. “Ama Lolipop Lady hic aci duymamis, oyle soyledi ogretmenimiz” deyince ayildim. Simdi nasil cark edeyim soyledigimden? Hem yeniden Lolipop Lady’i hatirlamanin acisi hem de 8 yasindaki yegenimin yuregine huzur buldurdugu inanisi yikmis olmanin telasi kapladi yuregimi. “Lolipop Lady hemen oldugu icin aci duymamistir oglum ama eger birisini bicaklarsan hemen olmeyebilir ve o zaman aci duyar”. Yuzundeki hayal kirikligini ve soru isaretlerini okuyabildim. Demek ki cocuklar da belli etmemelerine ragmen kazadan cok etkilenmislerdi ve ogretmenleri onlari boyle avutmustu. Bilmedigimiz icin bizi korkututan bir gidisin, aciklanamadigi icin sevimli hale getirilmeye calisilmasina tuhaf bir ornekti bu. Olumun gizemi ve yasamin anlami bir kez daha dans ettiler kafamin icinde. Onlar mutluydular da ben bir turlu cozemiyordum aralarindaki anlasmayi.

Tek bir gercek vardi bu hikayede o da Lolipop Lady Sarah’in kendi adini dahi bilmeyen bir kac insanin yuregine dokunmus ve iz birakmis bir insan olmasiydi. Demek ki sevmek veya sevilmek icin cok muhabbet gerekmiyordu.

22 Aralik 2005, Londra

No comments: